Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe pus

    Türkçe

    Coğrafya Terimleri Sözlüğü


    Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür sis. bk. sis, bulut.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    sis, duma

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis: ?Ortalığa ilk pus düşer düşmez dönüş saatini sezmiş gibi köy yönüne geçti ve bekledi.? -A. Sayar. 2. Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde. 3. Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası. 4. Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. 5. Bazen meme başında oluşan kabuk.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. mat. İnç.

  • Türkçe

    Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü


    İnç.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    Sis, duman.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    bk. ağaç püsü

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Bulanık : Gözün pus mu görüyor? 2. Göze inen ak, perde.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Tasa, kaygı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Dalların üstündeki donmuş kar. 2. bk. pusañ.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sis.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Islaklık, nem.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    < ET sis:sis ; katarakt. || gözüne pus yenmek: katarakt olmak (?)

  • Türkçe puş

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Karın, mide, işkembe : Bu öküzün puşu çok büyük.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Minderlerin, sedir yastıklarının, semerlerin içine konulan kuru ot.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Eşcinsel erkek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    < Far. pûç:zayi heba. || altınım tuş, emeğim puş oldi: herşeyimi harcadım, sonunda elime hiçbir şey geçmedi

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Puşt

  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. "Örten, giyen, giyinmiş" mânasına birleşik kelimeler yapılır. * Örtü, elbise, zırh

  • Türkçe püs

    Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    bk. ağaç püsü.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı. 2. Zamk. 3. Keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çok kaynatılarak koyulaştırılmış pekmez.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kavrulmuş darı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Erkek çiçeklerdeki üremeyi sağlayan toz.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Taze fındık ve cevizin dışındaki yeşil kabuk : Fındığı aceleyle püsüyle topladık.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ağaçlardan sızan zamk.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Mısır bitkisinin tepesinde ya da kozasında üremeyi sağlayan, sarı toz taşıyan erkeklik organı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sis

  • Türkçe püş

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    At gübresi

  • Türkçe Puş

    Türkçe

    Osmanlıca


    "f. ""Örten, giyen, giyinmiş"" mânasına birleşik kelimeler yapılır. * Örtü, elbise, zırh.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe pus

    İngilizce

    1. mist, haze, light fog. 2. bloom (a powdery coating on fruit or leaves). 3. moss or lichens (on the bark of plants). 4. gum (which oozes from trees). 5. condensation, drops of moisture (on a surface).

  • İngilizce

    (N.)
    haze, mist, fog

  • İngilizce

    mist, haze, slight fog

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe pus

    Almanca

    r Nebel.

  • Almanca

    Nebel [der]

  • Almanca

    Nebel

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe pus

    Fransızca

    brume [la]

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce pus

    İngilizce

    n. greenish-white fluid composed of plasma and white blood cells that is discharged from an infected area

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce pus

    Türkçe

    (N.)
    [pʌs]
    irin, cerahat, iltihap

  • Türkçe

    i. cerahat, irin.

  • Türkçe

    cerahat, irin

  • Türkçe

    iltihap,püy

  • Türkçe

    püy

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri


    püy

  • Türkçe

    cerahat

  • Türkçe

    iltihap

  • Türkçe

    irin

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca pus

    Türkçe

    [le] irin

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.